GAZETELER

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ANKET

  • Spor Toto - Süper Lig şampiyonu kim olacak ?

ZİRVENİN HAZIMSIZLIĞI

Pazartesi, Mar.18.2019 - 17:54
PAYLAŞ :
 |  Karakter Boyutu : A- A+


ZİRVENİN HAZIMSIZLIĞI

Demokrasiyi “sadece sandık” diye anlayan ve anlatan ilk cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ama artık çıplak gerçek o ki, 17 yıl sonra hem de sandık sayesinde devletin bütün güçlerini eline alan ve öylece “Tek Adamlığıyla” dünyaya meydan okuyan Recep Tayyip Erdoğan sonunda “sandıktan korkan” bir politikacı durumuna geldi.

Demokrasiyi “sadece sandık” diye anlayan ve anlatan ilk cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ama artık çıplak gerçek o ki, 17 yıl sonra hem de sandık sayesinde devletin bütün güçlerini eline alan ve öylece “Tek Adamlığıyla” dünyaya meydan okuyan Recep Tayyip Erdoğan sonunda “sandıktan korkan” bir politikacı durumuna geldi.

AK Saray gördü ki, 31 Mart’ta seçmen, “bekadan” önce, “aşının-işinin” hesabını sandıkta soracak. O nedenle, ne yaparsa yapsın yüzde 50’nin altına düşeceğini ve artık içerde-dışarda önüne gelene “Osmanlı tokadı” atamayacağının telaşı içinde.

Ekonominin gidişatını en somut biçimde açıklayan, güvenilir ve tarafsız ekonomistlerimizden Mahfi Eğilmez şöyle diyor: “2018 yılının son çeyreğinde Türkiye ekonomisi, 'küçülen ekonomiyle beraber yükselen enflasyon' şeklinde tanımlanan slumpflasyona* girdi”. Yani her partiden seçmenin en büyük derdi, yüzde 20 artan fiyatlar, yüzde 15’e doğru hızla yükselen işsizlik**.

Bu duruma karşın, bir yerel seçim öncesi, Cumhur’un yani kökeni, dini, mezhebi, dili, kütüğü ve rengi ne olursa olsun tüm halkın vekâletini taşıyan bir politikacının, her gün yinelediği sözleri(!), 100 yıllık acılı ve zor bir demokrasi savaşımından gelen Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları asla hak etmiyor.

Nasıl olur da, ülkesinin en yüksek sorumluluğunda olan bir liderin, hem de kendi döneminde olan bütün yanlışların, olumsuzlukların ve sorunların hesabını karşıtlarının üstüne yıkabilir. Bu düzeyde(!) olunmanın bilimsel bir açıklaması olması gerekir diye araştırdığımda öğrendim ki bu, “benlik” psikolojiden başlayıp, siyasete kadar hemen bütün bilim dallarının ilgi alanına giriyor. Ayrıca, ülkesi ve birlikte yaşadığı çevresi kişinin karakterini etkiliyor. Ülkesinin ekonomik ve sosyal düzeyi ve kişinin sınıfsal yapısı da duygularını kontrolde çok önemli. Elbette alt kimlik, aile ve okul şartlanması, ilkellikten kurtulmak için ya destek, ya da köstek olan en ağırlıklı etmenler. 21. yüzyıl dünya haritasında, liderlerin birbirine karşı “yalancı”, “ikiyüzlü”, “sahtekâr”, “karaktersiz” gibi sıfatları ağza almayı alışkanlık haline getirdiği bir başka ülke yoktur. Demokrasiyi yerleştirmeye çalışan yani söz, yazı ve tartışma özgürlüğünü amaçlayan bir ülkenin parti başkanları, bu özgürlüğü karşılıklı olarak nefret ve kin duygularını tatmin için kullandıklarında, toplum indinde izleri silinmez yaralar yaratır. Yarattı da…

Öncesini tarihe bırakalım, 12 Eylül darbesi sonrası AKP iktidara gelene kadar seçilmiş dört Cumhurbaşkanı ve altı Başbakan geldi ve gitti. Özellikle birlik ve dirlik ve dış ilişkilerde hepsi de, söylemlerinde son derece titiz, dikkatli ve tutarlıydılar. Ulusal yarar ve çıkar söz konusu olduğunda, hiçbir zaman ilkel oy hesapçısı değildiler. Yeri geldiğinde çok yürekli, gerektiğinde yumuşak olabildiler. İktidardayken, her zaman soğukkanlı, muhaliflerine karşı saygılı, halka hoşgörülü olmaya çalıştılar. Tartışma ortamında hazırlıklı, bilinçli ve donanımlı olmaya özen gösterdiler. Sorunlu konularda uzun erimli ve sabırlı bir özgüven içinde olabildiler. Özellikle 2007 seçiminden bu yana başbakanken de, cumhurbaşkanı olduktan sonra da AKP Genel Başkanında bu niteliklere, sıfatlara ve yaklaşımlara benzer bir söylem ve eylem bulmak olanaksız.

Demokrasilerde, sandıktan çıkmak elbette zorlu bir emek ister. Hedefe varmak için yeri geldiğinde “kızılcık şurubu içip, kan kusmaya”*** da katlanmayı da gerektirir. Ne var ki asıl büyüklük, yurttaş sevgisi ve birlik-dirlik için sandıktan çıkmamayı kabullenmek ve içselleştirmek ile olur. Yakın siyasi geçmişte, sandıktan gelip, sandıkta kalan birçok saygın ve anılan politikacı var. Her koşulda sandıktan çıkma hırsına kapılıp gözü başka hiçbir şey görmeyenlerin, çıksa da çıkmasa da, saygın ve anılır oldukları görülmemiştir.

Erol Çevikçe 

 


Bu haber 726 defa okundu.

Benzer Haberler

Vali Varol’dan Rektör Elmacı’ya ziyaret

Vali Varol’dan Rektör Elmacı’ya ziyaret

Amasya Valisi Dr. Osman Varol, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı’ya ‘hayırlı olsun’ ziyaretinde bulundu.


Cumartesi, Haz.15.2019 - 10:17

“Tüm öğrencilerimize başarılar dilerim”

“Tüm öğrencilerimize başarılar dilerim”

Vali Dr. Osman Varol, 15-16 Haziran 2019 tarihlerinde yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek öğrenciler için bir mesaj yayımladı.


Cumartesi, Haz.15.2019 - 10:16

İLAN

İLAN

T.C. AMASYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(AİLE MAHKEMESİ SIFATIYLA)

İLAN


Cumartesi, Haz.15.2019 - 10:09

İLAN

İLAN

T.C. AMASYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(AİLE MAHKEMESİ SIFATIYLA)

İLAN


Cumartesi, Haz.15.2019 - 10:08

Halk dansları topluluklarının gösterileri ilgiyle izlendi

Halk dansları topluluklarının gösterileri ilgiyle izlendi

Millî Mücadelenin ve Amasya Tamimi’nin 100. yılı dolayısıyla bu yıl daha önem arz eden 12-22 Haziran Amasya Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Festivali kapsamında Bulgaristan, Güney Kore, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Litvanya, Makedonya ve Ukrayna’dan gelen ekipler ülkelerine özgü dansları sahnelediler.


Cumartesi, Haz.15.2019 - 10:07
Yorum Yap
Güvenlik Resmi Resmi Yenile

Yorumlar
Yorum yapılmamıştır.

Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Facebook ile Yorum Yap

Haber, Haberler

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.Buradasınız: Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portali: Objektif Gazetesi - Tükiye'nin en kapsamli haber portali: http://www.objektifamasya.com/

Bu site Turkishost haber yazılım paketini kullanmaktadır.